Nijerya’da Aşk-ı Memnu ve Dans Eden Trafik Polisleri

İki yıl Nijerya gibi bambaşka bir kültürde yaşayınca şaşılacak, “vay anasını!” dedirtecek, çoğu zaman da gülümsetecek çok olayla karşılaştık. İşte onlardan bazıları:

Bi arkadaşımızın düğünü için ülkenin kuzeyindeki Kano şehrine yaptımız geziden dönerken yaklaşan seçimler nedeniyle düzenlenen gösteriler yüzünden kapanan yolda süresi belirsiz bir bekleyişteydik. Yolu kapatan yüzlerce genç ellerinde sopalar, palalarla arabaların üstüne çıkmış tepiniyor; destekledikleri devlet başkanı adayı Buhari için sloganlar atıyor ve arabaların içindeki insanlardan da aynı şeyi yapmalarını istiyorlardı. Biz de, bizim arabanın üstüne çıkmış, elindeki palayı her an cama indirmeye hazır bekleyen yağız delikanlının güzel hatrına uzun bir süre “Yaşasın Buhari! Başkan Buhari” sloganları attık ve onların siyasi el işaretlerini tekrarladık. Ben yussuf yussuf hallerindeyken, Noyan büyük bir coşkuyla eşlik etti sloganlara. Hatta bi ara gaza gelip gösteri yapan gruba katılcak diye korktum : ) Sonrasında Buhari seçimi kaybetti, bu delikanlılar da birilerini gerçekten doğradı, o ayrı mesele.

Başka bir sefer de, Abuja’ya yakın bir şelaleye yaptığımız gezi dönüşü bir kaza yüzünden kapanmış yolda yine süresi belirsiz bir bekleyişteydik. Bu esnada sigara molası için yolun kenarında dikelen Noyan’ın önce sağına, bikaç saniye sonra da soluna iki adam çömelip bir güzel s*çmaya başladı!?! Noyan’ın olayı farkettikten sonra ortamdan tam hız uzaklaşması hala gözümün önünde. Yanarım yanarım, olayın şaşkınlığıyla elimde fotoğraf makinası olmasına rağmen o anı ölümsüzleştirememe yanarım. NTV’deki “O An” programına bile gönderebilirdim o pozu :p

Araba kullanamayan bir insan olarak Abuja’da başlıca ulaşım aracım taksilerdi. İki yıl zarfında sayısız defa kullandığım taksiler arasında tamamen sağlam olanların sayısı pek azdı. Dikiz aynası, yan aynaları, arka koltuğu ya da ön camı olmayan; hiçbir farı yanmayan; kornası takıldığı için sürekli öten; sadece tek bir kapısı açılabilen ya da hiçbir camı kapanamayan onlarca fantastik araç ile karşılaştım. Ne taksilere bindim ki zaten yoktular yani! Aaaa unutuyodum, bi keresinde de içinde tavuklar bulunduğu halde yolcu almakta ısrarcı bir taksi görmüştüm : ) (yandaki temsili foto bu arada)

Ahanda bu da Nijerya’da tipik bir trafik polisinin trafiği kontrol etme biçimi : ) (27. saniyeden sonraki şova dikkat!)

Başka başka…

Köpeğimiz Aşa’nın aşıları ve rutin kontrolleri için eve çağırdığımız veterinerin aslında gerçek bir veteriner olmadığını aylar sonra anlamamız… Başka bir sefer “500 dolar karşılığında istediğim Nijerya üniversitesinden tıp diploması ayarlanabileceği” teklifi ile karşılaşmam… Alsaymışım keşke, gül gibi doktordum şimdi :p

Gönüllü olarak çalıştığım yetimhanede çocuklarla renk-nesne eşleştirme oyunu oynarken (ben bir renk ismi söylüyordum, onlar da bu renkte nesneleri akıllarından buluyorlardı) “siyah” renge karşılık uzun uzun düşündükten sonra içlerinden birinin arkadaşını göstererek heyecanla “Joseph is black! Joseph is black!” diye bağırması : ))

Nijerya’lılar beyazlar için “oyinbo” kelimesini kullanırlar, “derisi olmayan insan” anlamına geliyomuş. Abuja’ya yakın köylerden birinde sokaklarda dolanırken mahallenin tüm çocukları “oyinbo-oyinbo!” diye çığırarak sürü halinde peşimize takılmış, her arkamızı döndüğümüzde ise fotoğraflarını çekeceğimizden korkup çil yavrusu gibi kaçışmışlardı : ) Bu rituel köyden çıkana kadar tekrarlanmıştı.

Arasıra Türkiye-Nijerya ilişkilerine katkıda bulunan olaylar da yaşamadım değil:

Bir restoranda yan masamda oturan adamın “memleket nire?” geyiği başlatması, “Türkiye” cevabını alınca “Şeriattan mı kaçtın?” diye sorararak engin siyasi bilgisini ortaya koyması… “Heee” dedim, “şeriatten kaçıp dünyanın en güvenli ülkesi Nijerya’ya sığındım!” Yaw kardeşim bilmemek de ayıp değil bence, öğrenmemek de. Bilmediğin halde biliyomuş gibi yapmak ayıp ://

Abuja’da bir spor salonunda hatunların “Aşk-ı Memnu” izleyerek koşması, içlerinden birinin Türkiye’den olduğumu söyleyince “Sizin ordaki erkeklerin hepsi Behlül kadar yakışıklı mı?” diye sorması… Benim “Bizim erkeklerin ortalaması Beşir’dir” şeklinde cevap vermem…

Taksim-Kurtuluş otobüsünde yanımda oturan Nijeryalı’nın, Abuja’da yaşadığımı öğrenince “Kız arkadaşım evlenme teklifimi kabul etmiyor. Nijerya’ya gitmekten korkuyor. Onu ikna eder misin?” diyerek kız arkadaşının numarasını çevirip telefonu elime tutuşturması…

Ya tamam anlatınca o kadar komik olmuyo ama komikti ki bence hepsi bi kere : )) Güldünüz mü bak?  Güldüyseniz bana yüz puan, size on puan. Oleeey en birinci ben oldum!

Reklamlar

7 responses to “Nijerya’da Aşk-ı Memnu ve Dans Eden Trafik Polisleri

  1. bizim memleketin ortalamasi besirdir ve seriattan kacip nijeryaya yerlesme yorumlarina hala guluyorum sesli hemidem :)) supersin ya. emegine saglik canim

  2. ama öyle hepsini arka arkaya anlatıp buna kesin ç ok güleceksiniz beklentisinde olmandan dolayı gülesimiz gelmişken bi durup düşünelim diyoruz.yani güldürürken düşündürüyorsun:)))ayrıca özel şöförün olmamasına şaşırdım.malikaneler özel terziler aşçılar derken bide şöför ayarlalyaydın ya kuzum..noyanında fotosunu çekmemen iyi olmuş adamlar kaka yaparken zira ne de olsa zenci adamları çıplak görmek moralimizi bozabilir şayet:))

    • Afrika’da çıplaklar kampına düşesin Rezan : D Allahtan ifade özgürlüğüne saygım var da yayınlıyorum yorumunu : )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s